Ajax-loader

'török nyelvű' címkével ellátott könyvek a rukkolán

 


Sarah J. Maas - Dikenler ​ve Güller Sarayı
Kış ​çok ağır geçiyor. Feyre ailesini beslemek zorunda… Bir gün, avlanırken av olmamak için öldürdüğü kurdun intikamını almaya gelen bir canavar çalıyor kapısını. Ama Feyre'yi almaya gelen canavar bir hayvan değil, Tamlin... Bir zamanlar dünyayı yöneten ölümcül, ölümsüz perilerden biri. Feyre'nin, hayatı boyunca dehşet dolu hikâyelerini dinlediği perilerin diyarında yasamaya başlamasıyla dünyası altüst oluyor. Kendini bildi bileli hissettiği şiddetli düşmanlık bu güzel ama tehlikeli ülkede bambaşka bir boyut kazanıyor. Feyre'nin çok önemli bir görevi var: Ülkenin üstüne gittikçe çöken eski, karanlık gölgenin onu yok etmesini önlemek. Dikenler ve Güller Sarayı dizisinin bu ilk kitabıyla yolunuz, nefes kesici bir maceraya ve beklenmedik büyüleyici bir aska açılıyor. Sarah J. Maas'ın bu serisi, George R. R. Martin tarzını seven kitap kurtları için ideal! "Hem tutkulu ve romantik, hem de vahşi; çok güzel yazılmış bir efsane. Kesinlikle muhteşem." New York Times çok satanlar listesi yazarlarından -Alexandra Bracken- (Tanıtım Bülteninden)

Ismeretlen szerző - Türkisch-Deutsch ​Visuelles Wörterbuch
Das ​Buch besteht aus 360 Seiten voller ansprechender Fotos und Grafiken. Insgesamt sind über 6000 türkische Begriffe und deren deutsche Übersetzung aus folgenden Bereichen enthalten: die Menschen die äußere Erscheinung die Gesundheit das Haus die Dienstleistungen der Einkauf die Nahrungsmittel auswärts essen das Lernen die Arbeit der Verkehr der Sport die Freizeit die Umwelt die Information Die beiden Sprachen sind immer in der gleichen Reihenfolge aufgeführt: zuerst Türkisch dann Deutsch. Die systematische Gliederung in verschiedene Bereiche des alltäglichen Lebens erleichtert den Zugang zur türkischen Sprache. Die Bilder helfen dabei, die Begriffe besser zu verstehen und zu behalten. Zusätzlich sind in Textkästen weitere Vokabeln aus dem jeweiligen Bereich angeführt. Dieses visuelle Wörterbuch unterstützt beim Lernen neuer Begriffe, da man sich diese leichter durch die Bilder einprägen kann. Außerdem sind die wichtigsten Begriffe eines Bereiches auf einen Blick sichtbar und im Zusammenhang zu ihrem Umfeld zu erlernen. Wenn man beispielsweise in der Küche beim Frühstück sitzt, kann man gleich die sich auf dem Tisch befindenden Lebensmittel im Buch entdecken. Oder wie wäre es mit der kompletten Kücheneinrichtung? Zutatten für die leckeren Speisen? Oder doch lieber den nächsten Restaurantbesuch planen und dort vielleicht etwas in türkischer Sprache bestellen? Das Wörterbuch hält allerhand Möglichkeiten offen.

Endre Ady - Kan ​ve Altın
Kan ​ve Altın yirminci yüzyıl Macar şiirine içerik ve biçim açısından yenilikler getiren Endre Ady'nin (1877-1919) savaşa, haksızlığa ve para tutkusuna karşı; sevgiden, özgürlükten ve barıştan yana şiirlerini bir araya getiriyor. Tahsin Saraç ''alışılmamış benzetmeler, yeni anlatımlar, diri duygu ve imgelerle örülmüş'' bu şiirleri severek çevirdiğini söylüyor. İnsana onur veren kavramları ele alan bu şiirlerin çeşitli Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye'de de ilgi göreceğine inanıyoruz.

Tibor Déry - Dev
Ehhez a könyvhöz nincs fülszöveg, de ettől függetlenül még rukkolható/happolható.

Ismeretlen szerző - Nagy ​Szulejmán szultán és kora / Kanunî Sultan Süleyman ve çaǧi
Ehhez a könyvhöz nincs fülszöveg, de ettől függetlenül még rukkolható/happolható.

Özgür Kahraman - İlköğretim ​resimli ingilizce-türkçe, türkçe-ingilizce sözlük
- ​İlköğretim düzeyinde - Sözcüklerin okunuşları - 2600 sözcük - 2300 örnek cümle - 1200 renkli resim

Lev Grossman - Büyücü ​Kral
Sihirli ​dünya Fillory'de arkadaşlarıyla birlikte hüküm süren Quentin refah dolu hayatına dayanamayıp maceraya atılmak isteyince, lise arkadaşı ve Fillory Kraliçesi Julia'yla büyülü bir gemiye binerek uzak diyarlara doğru yola çıkar. Ama yolculuğu Quentin'i gitmek istediği en son yere, ebeveynlerinin Massachusetts'teki evine götürür. Bir büyücü, üstüne üstlük kral olmasına rağmen o bile kendisini banliyölerden kurtaramaz. Fillory'ye dönüş yolunu bulabilecek tek kişi, büyücülüğü Brooklyn'in yeraltı dünyasında öğrenmiş, karanlık ve çarpık bir sihre sahip Julia'dır. Fakat esrarengiz Julia, güçlerini tam olarak nasıl kazanmış, karşılığında nasıl bir bedel ödemiştir? Quentin ve Julia, ipuçlarını takip ederek Brakebills'ten Venedik'e, oradan da Fillory kitaplarındaki çocukların gerçek hayattaki evlerine giderken o güne kadar benzerini görmedikleri, büyük bir tehditle karşı karşıya olduklarını anlarlar. Çocukken okudukları o basit, ışıltılı dünyadan tamamen farklı bir yerde ölüm ve umutsuzluğa karşı savaşmaları gerekecektir.

Lev Grossman - Büyücünün ​Diyarı
Bütün ​kapilar kapandiğinda, Yeni bir kapi yaratmak en iyi çözümdür… Ya da en tehlikeli. Quentin Coldwater her şeyini kaybetmiştir. Çocukluk hayallerinin büyülü diyarı Fillory'den atılmış ve kaybedecek hiçbir şeyi, hiç kimsesi olmadan hikâyesinin başladığı yere, Brakebills'e dönmüştür. Bu sırada Fillory'de baş gösteren sorunlar karşısında hükümdarlar Eliot ve Janet, diyarı kurtarmak için son bir maceraya atılır ancak durumun herkesin tahmininden daha karmaşık ve vahim olduğu ortaya çıkar. Quentin, karanlık bir sır taşıyan, son derece zeki genç büyücü Plum'la birlikte, büyülü olduğu kadar çarpık ve umutsuz görünen bir yola baş koyar. Yeni hayatı onu eskiden bildiği Antarktika ve Neonebu Diyarı gibi yerlere, sonsuza dek kaybettiğini düşündüğü eski dostlara götürecektir. Gizemli sırları ve saklı kötülükleri ortaya çıkarırken en sonunda ancak bir ustanın yapabileceği bir büyünün anahtarını bulur: Büyülü bir ütopya yaratabilecek bir sihir. Fakat tüm yollar yine Fillory'ye çıktığında Quentin ya korkularıyla yüzleşecek ya da bu uğurda ölecektir…

Jodi Picoult - Abra ​Kadabra
Delia ​Hopkins babası ile birlikte yaşayan, arama kurtarma çalışmalarında önemli görevler alan, nişanlısı ile görünürde huzurlu bir hayat süren biridir. Bir gün olmadık bir anda geçmişine ait bazı şeyler hatırlamaya başlar: Hayal meyal annesini, babası ile bitmek tükenmek bilmez tartışmalarını hatırlar ve sonunda sarsıcı bir gerçekle yüzleşir: Annesi babasının dediği gibi ölmemiştir, babası onu daha küçük bir kızken annesinden koparmış ve farklı bir şehire kaçırmıştır. Annesinin de ortaya çıkmasıyla Picoult romanlarında alışık olduğumuz yüksek tempolu mahkeme sahneleri ve aile bireyleri arasındaki duygusal çekişmeler başlar. Picoult bu kitabında sadakat, iyi ebevyn olmak, doğru tercihte bulunmak gibi temalara dair önemli ipuçlarını okuyucuyla paylaşıyor ve kararı yine onlara bırakıyor. Suçlu kızı için bütün hayatını değiştiren ve alkolik bir anneden onu koparan baba mı yoksa kötü de olsa bir anne olarak üzerine düşenleri çok sonradan öğrenen ve af dilemeye hazır anne mi?

Attila József - Temiz ​yürekle
"Attila ​Jözsef'in şiirinde ilk bakışta çarpan, içtenliği, hatta kabalığı, doğrudan tavrıdır. Aynı zamanda kesinliği. Ve gerçek tonu. Sanki o zorlu yaşantısının dışındaymış gibi imgelerinin nasıl patladıkları hemen fark edilir: Ülkesi tarafından belirlenmiş sefil, göçebe, militan deneyinden çıkmıştır bu imgeler. Ama, her şeyi, kişisel yenilginin mutsuzluk karşısında bir zafere dönüştüğü o yüceliğe çıkartma, övme yeteneği vardır onda. Hep işaret eder ve önceden benimsenmiş ilkeler adına olmaktan çok, şiirde ulaştığı o yücelik adına işaret eder. Aynı zamanda da söyler söyleyeceğini." Eugene Guillevic

Ismeretlen szerző - Szülejmán ​szultán emlékezete Szigetváron / Kanuni Sultan Süleyman'in Sigetvar'daki hatirasi
Ehhez a könyvhöz nincs fülszöveg, de ettől függetlenül még rukkolható/happolható.

Yaşar Kemal - Demirciler ​Çarşısı Cinayeti
1974 ​yılında Madaralı Roman Ödülü’nü alan kitap,Akçasazın Ağaları isimli 2 kitaplık serinin ilkidir.Demirciler Çarşısı Cinayeti bir geleneğin yok olurken onun yerine geçen başka geleneklerin gelmesi,bununla beraber değişen düzen içindeki sıkıntılı günleri anlatır.Kan davaları ve derebeylik sona erer ermesine fakat yeni yeni insanlar türemeye devam eder.Bu yeni düzende iki ağa bütün her şeylerini ortaya koyarak birbirlerini yok etme mücadelesine girişir.Bu öyle bir mücadeledir ki gözleri hiçbir şeyi görmez.Ne toprağın altında ezilen insanları,ne kendi şereflerini ne başka bir şeyi…Fakat köylüler bereketli topraklarda yine mucizeler yaratmayı becereceklerdir.

Egyed József - Lebedy János - Szigetvár ​album
_Kevés ​olyan település van a magyar hazában, amelyet a világban jobban ismernének, mint Szigetvárt...._ _...Jólesik nekünk, magyaroknak, hogy Szigetvár nevét mindenütt a világban ismerik, de Szigetvár nekünk magyar város: a magyar nemzeti tudat egyik szenthelye. Zrínyi Miklós és a mellette álló katonák olyan hőstettet hajtottak végre itt 1566-ban a török hadsereg megállításával és feltartóztatásával, amelynek piros betűs helye van a magyar történeti hagyományban. Azzal, hogy bátor kiállásukról a költő dédunoka nemzeti eposzt írt, kitörölhetetlenül belekerültek a magyar történeti és nemzeti tudatba. Ezen örökség okán kapta meg Szigetvár a "Civitas Invicta / Legyőzhetetlen Város" címet, s lett előbb "történelmi emlékhely", majd 2016-ban, az egykori ostrom 450. évfordulóján "nemzeti emlékhely._ Dr. Hóvári János

György Dragomán - Beyaz ​Şah
Dünyada ​birçok dile çevrilen ve büyük ilgi gören kitapta, olayları babası gizli polis tarafından tutuklanan ve bir çalışma kampına kapatılan 11 yaşındaki bir çocuğun gözünden izliyoruz. Günlük hayatın acımasızlığına yine de şakayla ve bir masalmış gibi bakan Cata’nın gözünden. Çavuşevsku Romanya’sında babasız kalan Cata okulda karşılaştığı eziyet karşısında da sessiz kalır. Çernobil faciasının ardından her yerde yapılan radyoaktivite uyarılarına rağmen çocukları futbol oynamaya zorlayan beden eğitimi öğretmeninde, hiçbir şiddetten kaçınmayan kaba ve ruhsuz gençlerde, babasını gördüklerini iddia eden inşaat işçilerinde, korkunun ve umudun, baskının ve ihanetin alaycı oyunuyla karşılaşır. Siyasi baskı altında yaşamaya çalışan bir toplum, bir çocuğun bakışından etkileyici bir üslupla anlatılmaktadır. İnsanın yüceliğine ve alçaklığını dair unutulmaz bir başyapıt.

Mór Jókai - Kanlı ​Lâle
Yazarın ​konusunu Türk Tarihinden alan romanlarından biri olan Beyaz Gül'de (Kanlı Lale) III. Ahmed (1703-1730) döneminde Patrona Halil'in, Sultanın odalıklarından Beyaz Gül'e olan aşkı, O'nunla evlenmesi, yükselişi ve düşüşü anlatılmaktadır. Yazar, Türk idaresindeki Macaristan'ı ve Türklüğü yakından ilgilendiren, Erdel'in Altın Çağı, Macaristan'da Türklük Alemi, Yeniçerilerin Son Günleri gibi eserler kaleme almış, meşhur bir Macar romancısıdır.

Krisztián Grecsó - Hoş ​Geldin
Günlerini ​ortak geçmişin mucizelerini, köyün koruyucu azizlerinden kalan mirası bıkıp usanmadan araştırmakla geçiriyor, yapayalnız kalacağı güne kadar sürüyor bu çılgın araştırma. Çocukluğunu geçirdiği köyü terk etmek zorunda kalan Gergely Gallér, neler olduğunu ne için olduğunu meydana çıkarmak, mucizeleri anlamak ve kim olduğunu bulmak için bir yetişkin olarak köyüne geri dönecektir. Onun hayatını izlerken okur da sevinçlerinin, isteklerinin, hayallerinin peşinden koşuyor ve arada bir gerçekle karşılaşıp uyanıyor. Kahramanın çocukluğunun geçtiği Sáraság, geçmişte yaşamış insanların gölgelerinin gezindiği, genç kızların bir günde saçlarının ağardığı, sabahları insanların dudaklarından kelimelerin bilinçdışı döküldüğü, insanların sürekli ağızlarının kuruduğu ve yanlarında güğümlerle gezdikleri tuhaf bir yerdir. Köylülerin ölecekleri tarihlerin yazılı olduğuna inandıkları "Klein Güncesi"nin, belki geçmişte işlenen, belki şimdi ya da gelecekte işlenecek günahların, belki de hepsinin cezası bir ölüler kitabının peşinde; kuşku, güvensizlik, görüş ayrılıkları ortamında akıl dışı olaylar dizisi birbirini izler.

Sabahattin Ali - Kürk ​Mantolu Madonna
"Her ​gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.

Kelemen Mikes - Prens ​Rakoczi ve Mikes'in Türkiye Mektupları
Macar ​düzyazısının kurucusu, yaratıcısı sayılan Mikes'in 44 yıl süren ve Tekirdağ'da geçen sürgün yıllarında kaleme aldığı mektuplar hayali bir teyzeye acı bir ironi ile yazılmış. Bu mektuplarda yazarın vatanı Macaristan'a duyduğu özlemin yanı sıra o dönemin günlük yaşamı ile ilgili gözlemlerde yer alıyor.

Jodi Picoult - Eve ​Dönüş Şarkısı
Onlarca ​dilde milyonlarca okurun sevgilisi. Son 10 yılın tüm dünyada en çok okunan yazarı. Çoğu eleştirmene göre 21. yüzyılın en etkili romancısı. Jodi Picoult'tan çok tartışılacak bir öykü: Eve Dönüş Şarkısı Hayatınız bir film olsa, eve dönüş yolunda hangi parça çalar? Bütün dünya size cephe almışken... Ellen DeGeneres'in yakın zamanda filme çekeceği Eve Dönüş Şarkısı, kimlik, aşk, evlilik ve aile kavramlarını daha önce kimsenin cesaret edemediği şekilde tartışıyor. Jodi Picoult, kendi hariç herkesten kaçan bir çocuğun hikayesini ruhumuza bilim ve edebiyat eşliğinde işliyor. "Picoult yine bir şaheserle okurlarının karşısında. Bilim, aile ve ilişkiler üzerine bir destan bu." -People- "Eve Dönüş Şarkısı insanların fikirlerini değiştirme gücüne sahip bir yazarın, ustalık dönemi işi." -AfterEllen.com- "Picoult gay ve lezbiyen haklarına dair efsane bir roman kaleme almış." -Booklist- (Tanıtım Bülteninden)

István Örkény - Bir ​Dakikalık Öyküler
Kitaptaki ​öyküler kısa olmalarına karşın çok değerlidir. Öncelikle okura zaman kazandırdıkları için. Öyküleri okumak öyle haftalarca dikkat harcamayı gerektirmez. Bir Dakikalık Öyküler rafadan yumurta kaynarken ya da aradığımız kişi telefona yanıt verene dek (eğer telefon meşgul değilse tabii) okunabilir. Moral bozuklukları, kaygılı ruh halleri, öykülerin okunmasına kesinlikle engel değildir. Öyküler oturarak ya da ayakta; rüzgarda, yağmurda, karda, balık istifi bir otobüste, hatta birçoğu yolda yürürken bile okunabilir. Öykülerin başlıklarına lütfen dikkat edelim. Yazar kısa ve öz olmalarına özen göstermiş, gelişigüzel adlar seçmemiştir. Tramvaya bineceğiniz zaman önce numarasını okuruz değil mi? İşte öykülerden önce de aynı dikkatle başlıkları okumak gerekir. Ancak yalnızca başlıkların okunması elbette yeterli olmayacaktır. Önce başlık, sonra öykü. Önerilen tek okuma yöntemi budur. Dikkat! Anlayamadığınız öyküyü tekrar okuyun lütfen! Hala anlamıyorsanız sorun okurda değildir öyküdedir. Okur aptal olamaz, olsa olsa öyküler kötüdür!

Birgül Oğuz - Hah ​(török)
"Çünkü ​onlar 'annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor'. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir amblem. Tedavülden kalkmış delik para." Birgül Oğuz'un kitabı yas üzerine. Ancak yalnızca kişisel bir kaybın yasını tutmuyor Hah. Hafızalardan silindi silinecek "yılbindokuzyüzeylül" devrini şimdiye fırlatmak arzusunu da duyuyor. Temsil, telafi ve idrak edilemez olanı temsil, telafi ve idrak etmeye çalışıyor. Zamanın yas'a müdahalesi, halden hale geçen öykülerin dilinde buluyor karşılığını.

Ferenc Karinthy - Epepe ​(török)
Helsinki'de ​toplanacak bir dilbilim kongresine gitmek üzere uçağa binen, ama yolculuğun sonunda kendisini, anlamadığı bir dilin konuşulduğu, tanımadığı büyük bir kentte bulan Budai adlı bir dilbilimcinin hikayesi bu. Ne bildiği onlarca yabancı dil, ne de kentin dilini çözmek için başvurduğu sınanmış yöntemler, Budai'nin bu tuhaf dilin tek bir kelimesini bile anlamasına yetmez. Kendisine bir çıkış yolu bulmak için umutsuzca çırpınırken, çevresindeki iletişimsizlik duvarı daha da yükselir. Çağdaş bir megapolün tanıdık görüntülerinin ardında, her şey yabancı ve insansızdır. Budai iletişimsizliğin dipsiz kuyusunda çırpınırken, hapse düşer, geçici aşklar yaşar, hatta, nedenini kesinlikle anlamadığı bir ayaklanmaya bile katılır. Epepe boğucu, tuhaf bir karabasan; insandaki en güçlü saplantıyı, çok iyi tanınan bir dünyada yabancı haline gelme korkusunu deşen bir kitap.

Feridun M. Emecen - XVI. ​Asirda Manisa Kazâsi
Osmanlı ​devrinde, hususiyle XVI. asrın sonlarına kadar, Şehzadeler şehri olarak şöhret bulan Manisa ve civarının XVI. asırdaki siyasi, iktisadi ve ictimai bünyesi, bu çalışmanın mevzuunu teşkil etmektedir. Uzun ve yorucu bir mesainin mahsülü olan ve 17.09.1985 tarihinde doktora tezi olarak savunulan bu çalışma ile ortaya konan tesbitlerin ve elde edilen neticelerin, bölgenin XVI. asırdaki siyasi, iktisadi ve ictimai bünyesini aydınlatması, dolayısıyla ileride yapılacak daha geniş muhtevalı araştırmalara zemin hazırlaması ümidi,bizim için büyük teselli vesilesi olacaktır.

İpek Ongun - Maya'nın ​günlüğü : İşte benim ailem
Altı ​dürüst adamım var bana hizmet eden. Tüm bildiklerimi onlardan öğrendim ben. Adları, ‘ne’ ve ‘neden’ ve ‘ne zaman’ ve ‘nasıl’ ve ‘nerede’ ve ‘kim’dir onların.

Ludima Gus Burton - İlk ​Aşk
"Eğer ​yastığının altına bir parça düğün pastası koyup uykuya dalarsan o gece evleneceğin adamı rüyanda göreceksin." Katherine Reese bu bilgece söylenmiş sözleri hatırladı ve çocukluk aşkına bir büyü yaptı. Küçük bir çocukken ona evlenme teklifi bile etmişti ve aldığı cevap ise "Elbette ufaklık!" olmuştu. Uzun yıllar sonra Andy bu sözü unutup bir başka kadınla evlenmiş olsa da Katherine hâlâ bir zamanlar Andy Stratton ile evlenme hayalleri kurduğunu hatırlıyordu. Karısının ve henüz doğmamış olan çocuklarının trajik ölümlerinden sonra Andy doğduğu şehre her şeye yeniden başlamak için geri döner. Andy yeni hayatına adapte olmaya çalışırken Katherine ile tekrar karşılaşırlar. Acaba bir araya gelmeleri bu kez mümkün olacak mı yoksa kader yine ağlarını örecek mi? Ludima Gus Burton emekli bir öğretmendir. Eşi kalp krizi geçirip vefat edene kadar birlikte harika yıllar geçirmişlerdir. Şu anda kızı Daphne, damadı Peter ve torunu Matthew ile birlikte yaşamaktadır. Diğer kızı Jennifer sekiz kilometre ötelerinde yaşamaktadır.

Ismeretlen szerző - Dünya ​Masalları 1 - En Güzel Macar Masalları
Macaristan, ​tarihsel ve kültürel bağlarımız olan bir ülke. Macar kültürü içinde sözlü anlatıların önemli bir yeri var. Bu kitapta bir araya getirilen Macar masalları da bu zenginliği gösteriyor. 1950'li yıllardan bu yana Macaristan'da yaşayan yazar ve çevirmen Gün Benderli, en güzel Macar masallarını sizler için seçti ve çevirdi. Onun seçimlerinin bu kitaba ayrıcalık kattığını düşünüyoruz. Kitabın resimleri de Macar Güze Sanatlar Akademisi'nin seçkin öğrencileri tarafından özel olarak yapıldı. Böylesi mutlu buluşmalarla ortaya çıkan bu kitabın beğenilerek okunacağını umuyoruz.

Jodi Picoult - Hikayeci
Sage ​Singer yalnız bir kadın, günleri fırında ya da evli sevgilisiyle kaçamak buluşmalarla geçiyor. Josef Weber'in kasabaya gelmesiyle birlikte hayatı değişiyor, artık bir arkadaşı var. Bir gün Josef, Sage'den bir iyilik istiyor: Onu öldürmesini. Devamında karanlık sırrını açıklıyor: Geçmişinde bir Nazi subayıydı, Sage'in büyükannesi ise soykırımdan kurtulan 'şanslı'lardan. En iyi dostunuzun geçmişinde bir katil olduğunu bilseniz ne yapardınız? Affetmenin sınırlarını kim çizer? İntikam ve adalet birbirinden ne kadar uzakta? Jodi Picoult'nun tüm romanları arasında polisiye yönü en ağır basan, felsefi sorgulamalarla ve hesaplaşmalarla örülü bir modern zaman destanı: Hikayeci.

Jodi Picoult - Ev ​Kuralları
Jacob ​Hunt sizinle göz göze gelemez. Onunla tokalaşmaya çalıştığınızı anlayamaz. Jacob sadece kendisiyle konuşur. Jacob sakardır. Her şeyden çok istese de sizinle empati kuramaz. Herhangi biri olmak ister, nasıl yapacağını bilemez. Ancak Jacob Hunt hiç kimsenin yapamayacağı şeyleri becerir. Hiç kimsenin göremediklerini görür, herkesin görmesini sağlar. Ve bir gün kusursuz cinayet işlenir. Eserleri 40'a yakın dile çevrildi. Tüm dünyada 30 milyondan fazla okuru var. Çoğu eleştirmene göre 21. yüzyılın en özgün romancısı. Jodi Picoult, Kızkardeşim İçin, Yapboz, Cam Çocuk, Taş Kağıt Makas, Abra Kadabra ve Bir Daha Bak'tan sonra Ev Kuralları'nı koyuyor. Asperger sendromlu dahi çocuk Jacob ile kusursuz bir dünyada kusurlu olmanın öyküsünü yüksek gerilimli bir polisiyenin satır aralarından fısıldıyor.

Emine Açıksöz - Emel Zeytin - Selen Doğan - HİTİT ​2. - Çalışma kitabı
The ​3rd edition of "Hitit Yabancýlar Için Türkçe" (Turkish for Foreigners), published by Tömer (2007), Ankara University Publications, Ankara, is rewritten to comply with the standardization of second language education across Europe. The most noticable effect is to introduce material much more rapidly in Turkish and with less explination. This will not be a deficit to those recieving class instruction. In other respects the book is as before, full of pictures, illustrations, dialogue, and stories. I can't clearly differeniate between the workbook and the studybook as both are similar in quality, format, and content.

Alemdar Yalçın - Türkçe ​Öğreniyorum 1
"Türkçe ​Öğreniyorum 1 - 2 - 3" başlığı altında yayınlanan bu kitaplar, yurtdışında bulunan çocuklarımızın ana dillerini kolaylıkla okuyup yazabilmeleri amacıyla hazırlanmıştır. Yurtdışındaki çocuklarımızın ihtiyaç ve beklentileri dikkate alınarak yazılan bu eserler bir bütün olarak kullanılmalıdır. Her metin, çocuklarımıza bir ders birimi içerisinde öğretilmeli, daha sonra da konunun islenmesine geçilmelidir. Ev çalışmalarında gereken sözlük ve imla kılavuzları yardımcı eserler şeklinde bulundurulmalı, çocuklarımızın bunlardan yararlanmaları sağlanmalıdır. Her kitabın okuma ve çalışma düzeyi birbirinden ayrıdır. Aşağıdaki üç daireden her biri bu düzeyi göstermektedir: (1) ilk olarak kullanılacak eser, (2) ondan sonraki eser, (3) ise en son çalışılacak eserdir. Başarılar dileriz.

Ferenc Molnár - Pál ​sokağı Çocukları
Nemecsek, ​Boka ve Pál Sokağı’nın öbür çocukları 1907 yılında Budapeşte’nin yoksul Józsefváros semtinden yola çıktılar. Bugün artık bütün dünyada tanınıyorlar. Bugüne kadar her yaştan milyonlarca insan onların dokunaklı hikâyesini okudu; tıpkı Budapeşteli çocuklar gibi onlar da Boka’nın cesaretine hayran oldu, Nemecsek’in ürkek ama kararlı kahramanlığı karşısında gözyaşlarını tutamadı. Şimdi artık Pál Sokağı Çocukları’nın Arsa’sında kocaman çok katlı evler var. Ama ne gam: Dünyanın bütün çocukları Pál Sokağı’ndandır!

Lajos Zilahy - İki ​esir
Savaş... ​İnsan yaşamı için gerçek bir travma, tüm kötülüklerin kaynağı, sevginin ve tutkunun en yakın düşmanı. Yaşadıkları aşkı hiçbir şeyin yok edemeyeceğine inanan Peter ve Miette, o yakın düşmanın zulmünü en derinden yaşayan iki gençtir. Peter, I. Dünya Savaşı'nın en ağır koşullarının yaşandığı ülkesi Macaristan'da orduya yazılır ve ne yazık ki bir süre sonra esir düşer. Yıllar süren ayrılık ve acılar iki genci derinden yaralar. Ama yaşadıkları aşk her zorluğa katlanmaları için tek dayanaklarıdır. Peter savaşın oradan oraya savurduğu yitik hayatlar içinde ayakta kalmaya çalışırken Sibirya'nın en ücra köşelerinde yaşam savaşı verir, ama bu iki gencin öyküsü burada, bu lanet yerde hiç beklenmedik bir biçimde birbirine bağlanır.

Kollekciók